26 Eylül 2010

ev-ben-keyif

Son iki haftasonunu misafirlerimle geçirdikten sonra evden hiç çıkasım gelmiyor. Özlemişim evde boş oturmayı, kahve hazırlayıp kitap okumayı, sıkılınca dizi izlemeyi.. Kanepem hiç kapanmasın derken, nereden çıktı bu yalnızlığa özlem? Farkettim ki geride kalan on ayda fazlasıyla alışmışım yalnız yaşamaya. Bekar evi konsepti değil bu, Boğaziçi'ndeyken kardeşlerimle en güzel bekar evini kurmuştuk beraber. Biraz kimseye karşı sorumlu olmama, biraz dört duvar arasında tamamen özgür olma, biraz da canın ne çekiyorsa onu yapma. Ev bakarken birinin yanına mı çıksam diye az da olsa düşünmüştüm, verdiğim kararın doğruluğunu şimdi daha çok anlıyorum. Bu konfora bu kadar alışmak ne kadar doğru bilemiyorum ama madem şartlar bunu gerektiriyor, bari bir süre tadını çıkarayım.

Fotoğraf, Bas Jan Ader'e ait.

1 yorum:

  1. keşke 29 ekim'de o yanlızlığını bozabilenlerden biri olsaydım :))) belki bir gün gelebiliriz ordaki evine de kimbilir! yanlız ben de anlıyorum seni,kalabalık bir evde büyüdüm-yaşıyorum.Ilgaz'a gittiğimde,geçen nisanda Ilgaz 3 gün şehir dışındaydı,o kadar mutluydum ki evde,kitaplar,diziler,filtre kahve makinesi ve ben :) benim gibi pek yanlız kalamayan biri için çok güzel bir histi,bir de kedim yanımda olsaydı keyfime deme :)

    YanıtlaSil